ÜMMET VAKFI’NDA STRATEJİK DÖNEM: EMEKLİ BÜYÜKELÇİ FİKRET ÖZER MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANLIĞI GÖREVİNE GELDİ
- ÜMMET VAKFI’NDA STRATEJİK DÖNEM: EMEKLİ BÜYÜKELÇİ FİKRET ÖZER MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANLIĞI GÖREVİNE GELDİ
- “ÇALINAN TOPRAK: FİLİSTİN” KONFERANSINA KATILIM SAĞLADIK
- “DİJİTAL ANAFOR — EKRAN BAĞIMSIZLIĞI ZİRVESİ”NE KATILDIK
- İHYA VAKFI’NIN DÜZENLEDİĞİ “7 MAKAMDA KUR’AN-I KERİM” KAPANIŞ PROGRAMI VE MUSİKİ DİNLETİSİNE KATILDIK
- WİSE MEDYA'DAN ÜMMET VAKFI'NA ZİYARET
- AK PARTİ'DEN ÜMMET VAKFI'NA ZİYARET
- MİLLİ İRADE BULUŞMALARI DEVAM EDİYOR
- İSTANBUL'UN FETHİ PROGRAMINA KATILDIK
- ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KONGRESİ'NE KATILDIK
- KUDÜS SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR
- MİLLİ GENÇLİK DERNEĞİ’NDEN ÜMMET VAKFI’NA ZİYARET
- PROF. DR. BAYRAM ALTAN’DAN KUDÜS DAVASINA TAM DESTEK!
- PROF. DR. YAKUP CİVELEK’E ANLAMLI ZİYARET: GÜNDEM KUDÜS VE FİLİSTİN!
- VAKIFLAR HAFTASI KUTLAMA PROGRAMINA KATILDIK
- KUDÜS’ÜN GÖNÜLLÜ MUHAFIZLARI ÜSKÜDAR’DA SAF TUTTU: 20 HAFTALIK EĞİTİM BİLİNÇLİ BİR DİRENİŞLE TAÇLANDI.

Ümmet Vakfı, mukaddes Kudüs davasına ve Mescid-i Aksa’ya hizmet yolunda tarihi bir nöbet değişimine imza attı. Türk hariciyesinin ve Orta Doğu diplomasisinin en kıdemli isimlerinden biri olan Emekli Büyükelçi Fikret Özer, vakfımızın kurumsal ve stratejik hedefleri doğrultusunda Ümmet Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevine geldi. Bölge jeopolitiğine, uluslararası diplomatik süreçlere ve Orta Doğu sahasına en üst düzeyde hakim olan Fikret Özer’in bu liderliği, vakfımızın kurumsal vizyonunu ve küresel ölçekteki etkinliğini çok daha ileri bir boyuta taşımak adına stratejik bir dönüm noktası teşkil etmektedir.
BÜYÜKELÇİ FİKRET ÖZER’DEN TEŞEKKÜR VE GÖREV KABUL AÇIKLAMASI
Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevine gelmesinin ardından ilk açıklamasını yapan Emekli Büyükelçi Fikret Özer, bu onurlu emaneti üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı:
"İslam ümmetinin göz bebeği olan mukaddes Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya hizmet etmek amacıyla Ümmet Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevini üstlenmiş bulunuyorum. Bu ulvi gayeye hizmet etmek, sadece bürokratik bir vazife değil; taşınabilecek en şerefli nişandır. Hariciye hayatım boyunca edindiğim tüm diplomatik tecrübeyi, bilgi birikimini ve bölgesel ilişkileri, bundan sonra tamamen ilk kıblemizin izzetini korumak ve oradaki murabıt kardeşlerimizin haklı davasını dünyaya anlatmak için seferber edeceğim. Rabbim bizleri bu ağır ve onurlu sorumluluk karşısında mahcup etmesin."
YENİ BAŞKAN FİKRET ÖZER’İN DİPLOMATİK ÖZGEÇMİŞİ
1955 Tekirdağ doğumlu olan ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1979 yılında mezun olan Fikret Özer, meslek hayatı boyunca Dışişleri Bakanlığı bünyesinde Orta Doğu ve Körfez masalarında kritik idari görevler üstlenmiştir. Suudi Arabistan (Cidde Başkonsolosu), Suriye (Şam Müsteşarı) ve Ürdün (Amman Müsteşarı) gibi bölgenin kalbi sayılan merkezlerde uzun yıllar görev yapan Özer, özellikle 2017-2020 yılları arasında yürüttüğü Katar - Doha Büyükelçiliği esnasında yaşanan Körfez krizinde sergilediği stratejik liderlikle tanınmaktadır.
Arapça diline, bölgenin sosyo-kültürel yapısına, aşiret dengelerine ve jeopolitik gerçekliklerine mükemmel düzeyde hakim olan Fikret Özer, emekliliği sonrasında da uluslararası düşünce kuruluşlarında ve stratejik araştırma merkezlerinde Orta Doğu analisti olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Özer’in bu derin tecrübesi, Ümmet Vakfı’nın sahadaki operasyonel ve diplomatik gücünü tahkim edecektir.
ÜMMET VAKFI’NIN MİSYONU VE VARLIK GAYESİ
Kasım 2013 yılında mümtaz İslam alimlerinin, mütefekkirlerin ve aydınların ortak iradesiyle kurulan Ümmet Vakfı, tüm İslam ümmetinin ortak mirası olan mübarek Kudüs’e ve ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya hizmet etmeyi varlık gayesi saymaktadır. Vakıf, bir buçuk milyarı aşkın Müslümanın mukaddesatını canları pahasına savunan Kudüslülerin omuzlarındaki ağır yüke ortak olmak üzere köklü bir dayanışma çatısı oluşturmuştur.
Kurulduğu günden bu yana Ümmet Vakfı; işgalci İsrail’in Kudüs’ü yalnızlaştırma, Yahudileştirme ve demografik yapıyı değiştirme politikalarına karşı aşılmaz bir set çekmektedir. Vakfımız; kutsal mekanların korunmasından Mescid-i Aksa’daki Kur'an halkalarına, işgalci İsrail'in yıkım faaliyetlerine karşı evlerin imar edilmesinden kriz bölgelerine yönelik insani yardım paketlerine kadar çok geniş bir sahada kesintisiz hizmet üretmektedir.
ÇALIŞMALARA HIZ KATMA MOTİVASYONU: "DURMAK VE DURAKLAMAK BİZE HARAMDIR"
Ümmet Vakfı, Fikret Özer’in başkanlığı üstlenmesiyle birlikte kurumsal yapısını yenileyerek sahadaki çalışmalarına muazzam bir hız katmayı hedeflemektedir. Yeni dönemde vakfımızın temel motivasyonu; rehavete kapılmadan, bürokratik engellere takılmadan ve dünyadaki siyasi konjonktür ne olursa olsun Kudüs için daha fazla üretmek üzerine kuruludur.
İşgalci gücün baskılarını her geçen gün artırdığı, Filistinli kardeşlerimizin evlerinin başlarına yıkıldığı ve Mescid-i Aksa’nın mahremiyetinin sürekli çiğnendiği bu tarihi dönemeçte, vakıf olarak bir günümüzü bile boşa geçirme lüksümüz yoktur. Yeni yönetim döneminde; kaynakların daha verimli kullanılması, uluslararası bağışçı ağlarının genişletilmesi, insani ve kurumsal projelerin katlanarak büyümesi ana hedef olacaktır. Kudüs’ün özgürlüğü ve huzuru için vakıf çatısı altındaki her bir nefer, vites büyüterek gece gündüz demeden sahada olmaya devam edecektir.
BAŞKAN FİKRET ÖZER’İN KUDÜS ODAKLI GÖREVE BAŞLAMA KONUŞMASI
Mütevelli Heyeti Başkanı Fikret Özer, göreve başlama hitabında Kudüs’ün kırmızı çizgimiz olduğunu ve vakfın yeni dönem politikasının merkezinde tamamen bu mukaddes şehrin yer alacağını vurgulayarak şunları kaydetti:
"Bizim rotamız da pusulamız da nettir; o rota Kudüs’tür, Mescid-i Aksa’dır. Bugün Kudüs’te sadece bir toprak parçası değil, insanlığın onuru ve İslam ümmetinin izzeti müdafaa edilmektedir. İşgalci İsrail'in hukuk tanımaz tutuklamalarına, Mescid-i Aksa’ya yönelik eşi benzeri görülmemiş baskınlarına ve oradaki kardeşlerimizi mülksüzleştirme çabalarına karşı asıl bizler tek bir vücut olmak zorundayız.
Ümmet Vakfı olarak yeni dönemde Kudüs’ün İslami kimliğini korumak için kültürel, eğitsel ve sosyal projelerimizi iki katına çıkaracağız. Kudüs’teki her bir yetimin elinden tutana, yıkılan her bir evi yeniden imar edene, Mescid-i Aksa’nın avlusundaki her bir ilim halkasını tahkim edene kadar durmayacağız. Siyasi ve diplomatik kanalları da arkamıza alarak, Kudüs halkının yalnız olmadığını hem sahada hem de uluslararası masalarda en gür sesle göstereceğiz. Kudüs özgürleşene dek, tüm enerjimizle bu mukaddes şehrin hizmetkarı olacağız."
VEFA BORCU: ESKİ BAŞKAN ŞEYH AHMET ÖMERİ’YE TEŞEKKÜR
Ümmet Vakfı, bir vefa kurumu olmanın gereği olarak, vakfın bugünlere gelmesinde, kurumsal kimliğinin oluşmasında ve Kudüs davasının sancaktarlığını yapmasında çok büyük emekleri olan eski Mütevelli Heyeti Başkanımız Şeyh Ahmet Ömeri’ye en derin şükranlarını arz eder.
Şeyh Ahmet Ömeri, en zorlu dönemlerde vakfın idaresini üstlenmiş, samimiyeti, ilmi birikimi ve Kudüs sevdasıyla hem vakıf çalışanlarına hem de tüm İslam alemine rehberlik etmiştir. Onun başkanlığı döneminde atılan sağlam temeller, dikilen fidanlar, bugün Kudüs sahasında meyvelerini vermektedir. Ümmet Vakfı ailesi olarak, Şeyh Ahmet Ömeri’ye vakfımıza ve mukaddes davamıza sunduğu tarihi hizmetler için teşekkür ediyor; bundan sonraki hayatında hayırlı, sağlıklı ve yine Kudüs davasıyla bereketlenmiş bir ömür diliyoruz. Onun bıraktığı bu şerefli sancağı, yeni başkanımız Fikret Özer liderliğinde daha da yükseklere taşımak bizim namus borcumuzdur.
EMEKLİ BÜYÜKELÇİ FİKRET ÖZER’İN ÖZGEÇMİŞİ
Emekli Büyükelçi Fikret Özer, Türk dış politikasında özellikle Orta Doğu ve Körfez coğrafyasında uzun yıllar görev yapmış, bölgenin en kritik dönemlerine tanıklık ve diplomatik liderlik etmiş çok kıdemli bir diplomattır. 1955 yılında Tekirdağ’da dünyaya gelen Özer, yükseköğrenimini Türkiye’nin mülki amir ve diplomat yetiştiren en köklü kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlayarak 1979 yılında mezun olmuştur. Bakanlıktaki görevine adım attığı andan itibaren Arapça diline olan tam hakimiyeti, bölge kültürüne, aşiret yapılarına ve sosyo-politik dengelere vukufiyetiyle temayüz etmiş ve kariyer çizgisini büyük oranda bu coğrafya üzerinde şekillendirmiştir.
Dışişleri Bakanlığı’nın Ankara’daki merkez teşkilatında Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerden sorumlu dairelerde daire başkanlığı ve genel müdür yardımcılığı gibi idari kademelerde bulunan Fikret Özer, yurt dışı misyonlarında da çok önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Kariyerinin erken ve orta dönemlerinde Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde Muavin Konsolos ve Konsolos, Suriye’nin başkenti Şam’da ve Ürdün’ün başkenti Amman’da Müsteşar olarak görev yaparak bölgesel diplomasi trafiğinin merkezinde yer almıştır. İlerleyen yıllarda yeniden Suudi Arabistan’a dönen Özer, 2011 ile 2017 yılları arasında uzun bir dönem Cidde Başkonsolosu olarak görev yapmış, bu süreçte Türkiye’nin bölgedeki ticari, diplomatik ve özellikle hac ile umre organizasyonlarına yönelik operasyonel süreçlerini başarıyla yönetmiştir.
Diplomatik kariyerinin zirve noktalarından biri, Şubat 2017’de Doha Büyükelçisi olarak Katar’a atanmasıyla başlamıştır. Fikret Özer’in bu göreve gelmesinden kısa bir süre sonra, Haziran 2017’de Körfez bölgesini sarsan ve bazı Arap ülkelerinin Katar’a ambargo uygulamasıyla patlak veren büyük "Katar Diplomatik Krizi" meydana gelmiştir. Bu tarihi kırılma anında Doha’da Türkiye’yi temsil eden Özer, Ankara ile Doha arasındaki siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerin hızla tahkim edilmesinde, iki ülke arasındaki stratejik köprülerin en üst düzeyde kurulmasında ve krizin derinleşmeden yönetilmesinde son derece kritik ve aktif bir rol oynamıştır.
Katar’daki başarılı misyonunun ardından 2020 yılında merkeze dönen ve Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki çalışmalarını sürdüren Büyükelçi Özer, 2021 yılında yaş haddinden ötürü hariciyedeki resmi görevinden emekli olmuştur. Ancak emekliliği sonrasında da entelektüel ve akademik çalışmalarını kesintisiz bir şekilde sürdürmüştür. Bugün Türk hariciyesinde "Orta Doğu duayeni" olarak anılan Fikret Özer, çeşitli stratejik araştırma merkezlerinde ve düşünce kuruluşlarında panellere katılmakta, Suriye iç savaşı, Körfez jeopolitiği, işgalci İsrail'in bölgeye yönelik politikaları, Filistin davası ve bölgesel güvenlik mimarisi üzerine derinlikli analizler sunarak dış politika vizyonunu hem yazılı makaleleriyle hem de televizyon yayınlarındaki değerlendirmeleriyle kamuoyuyla paylaşmaya devam etmektedir.
